Stres ve Kilo Alımı – Stressiz Hayat

1
58

Stressiz bir hayat ütopya gibi gelebilir. Eğer stresle birlikte yaşayacaksak oyunu kurallarına göre oynamalıyız demektir. Gelin bunu açıklayarak yazımıza devam edelim…

Stres, herkesin hayatı boyunca karşılaşabileceği bir durumdur. Kişinin çevreyle uyumunu bozar veya kapasitesini zorlayabilir, çevre tarafından kolayca fark edilebilir. Tanımlamak gerekirse, vücudun çeşitli içsel ve dışsal uyaranlara verdiği otomatik tepki diyebiliriz.

Üzüntü, Endişe, Korku ve Kilo Alımı

Bilindiği üzere vücudumuzda salgılanan stres hormonu olan kortizol ile vücudumuz ani tepki gösterebiliyor. Kaç-savaş mekanizması kaynaklı kortizol salgısı hayati durumlarda büyük önem taşıyor. Bunu bir örnekle açıklayalım…

Diyelim ki evinizde bir yangın çıktı. Beyniniz hemen böbreküstü bezlerinize adrenalin ve kortizol salgılaması için mesaj yolluyor. Ardından karaciğeriniz kana şeker pompalıyor ve kalp atışlarınızı bu şekilde hızlanmış oluyor. Bunu yapmasının sebebi, yangına müdahale etmeniz için gerekli enerjiyi vücuda sağlamaya çalışması. Böyle söyleyince kortizol işe yarar gibi duruyor değil mi… Öyle de zaten, yalnızca porsiyon küçültmede fayda var diyelim.

Ani durumlarda salgılanan kortizol peşi sıra gelişen fiziksel aktivite ile hayat kurtarır olsa da gün içerisinde yaşadığınız stres anlarında ise sentezlenerek vücutta birikmeye başlıyor. Bu günlük endişe ve korkuların arkasından yapılmayan fiziksel aktivite sonucu kortizol belli başlı bölgelerde birikiyor ve ilerleyen safhalarda hastalıklara göz kırpıyor.

Biriken kortizol seviyesi bel-göbek bölgesine yerleşmeye ve o bölgeyi yağlandırmaya başlıyor. Göbek yağları daha fazla kortizol salgılanmasına sebebiyet verince işin içinden çıkılmaz bir kısır döngü oluşuyor. Kilo almanın kolay, vermeninse zor olduğu şu günlerde kim biraz daha kortizol ister?

Stressiz Hayat Mümkün Mü?

Eğer çeşitli duyguların olmadığı bir ütopyada yaşasaydık belki, ama malesef dünyada bunun pek mümkün olmadığını söylemek durumundayım. Çünkü yukarıda işleyişini anlattığım kortizol, stres dışında çok daha önemli görevlere sahip. Fakat bu daha az stres isteyenler için kötü bir durum. Gelelim stresi hayatımızdan oldukça uzak tutacak olan beslenme tercihlerine…

1- Antioksidanlar

Antioksidanlardan zengin besinler tüketerek oksidatif stresin zararlı etkilerini azaltın. Domates, portakal, limon, çilek, kuru erik, brokoli, ıspanak, kırmızı biber, yeşil çay, …

Serotonin’in mutluluk hormonu olduğunu biliyoruz. Triptofan’da serotonin hormonu öncüsü olan bir amino asittir. Düşük triptofan içeren diyetle beslenildiğinde serotonin miktarı da o miktarda düşer. Buna bağlı saldırganlık ve şiddete meyil gibi davranışlarda artış görülür. Triptofandan zengin diyetle beslenildiğinde stresi ve olumsuz duygu durumları uzaklaştırılır. Triptofandan zengin gıdalar: Koyun eti, dana karaciğeri, hindi ve tavuk göğsü, balık, yumurta, yer fıstığı, muz, çilek, elma, portakal, böğürtlen, ananas, avokado…

Avokado Nedir? Avokado Hakkında Her Şey yazıma göz atmayı unutmayın…

2- B ve D Vitamini

B grubu vitaminleri de serotonin gibi önemli hormonların sentezinde rol oynarlar. B grubu vitaminlerimden zengin besin tüketiminizi artırabilirsiniz. Tahıllar, tavuk, karaciğer, yağsız et, maya, yumurta sarısı, süt, kuru kayısı, ıspanak, bezelye de bol miktarda bulunur.

Stresin etkisini azaltmak için D vitamini yönünden kalsiyumdan da zengin besin tüketiminizi artırabilirsiniz. Süt ve süt ürünleri, balık, mantar… D vitamini için en iyi kaynak güneş ışığıdır. Yeterli güneş ışığından faydalanmalısınız. Güneş ışınlarının dik açıdan geldiği öğle saatleri yerine ikindi vakitlerinde 10-15 dakika güneşten faydalanabilirsiniz.

3- Magnezyum

Sakinleşmeye yardımcı olduğu için anti-stres minerali olarak da bilinen magnezyumun tüketimi de önemlidir. Magnezyumdan faydalanabileceğiniz besinler: Muz, avokado, karpuz, böğürtlen, kereviz, pekmez, bamya…

4- Bitter Çikolata

Stres anında kurtarıcı olarak gördüğümüz çikolata mutlaka kontrollü tüketilmelidir. Kakaonun içerdiği biyoaktif bileşenler ve magnezyum serotonin salgılanmasını artırması sayesinde mutlu oluyoruz. Fakat mutluluğu sağlayan sadece bu fizyolojik olayın dışında psikolojik olan yaklaşımıdır. Biraz çocukluğumuza inecek olursak, bu noktada çocukluğumuzdan beri alışılagelen ödül mekanizması devreye girmekte. Beynimizin ödül mekanizmasıyla vücudumuz dopamin hormonunu salgılayıp mutluluk hissi vererek daha çok mutlu oluyoruz. Bitter çikolatalarda daha fazla kakao bulunmaktadır. Sağlıklı beslenme düzeninde çok sık olamamak ile beraber bitter çikolata tüketilebilir. Tabi ki miktarına dikkat ederek…

5- Balık Eti

Balık tüketmek strese karşı koruyucudur. Protein içeriği yüksek bir besin olan balık A, D, K ve B grubu vitaminlerince zengin olup ayrıca iyot, selenyum, fosfor, magnezyum ve çinko mineralleri bakımından da iyi bir besin kaynağıdır. Balık türleri arasında protein bakımından çok büyük farklılıklar olmasa da yağ miktarları birbirinden farklıdır. Bu nedenle balığın kalorisi içerdiği yağ miktarına göre de değişmektedir. Yağlı balıklar yağsız balıklara göre daha kalorilidirler. Ama genel olarak balık diğer et türleri ile karşılaştırıldığında daha az miktarda yağ içerirler. Haftada 2 kez tüketebilirsiniz.

Unutmayın ki stres; unutkanlık, dikkat ve motivasyon eksikliği, uykusuzluk, beslenme bozuklukları, obezite, kas gerginliği ve bununla birlikte baş ve boyun ağrısı, gribal enfeksiyon, çabuk hastalanma, hipertansiyon, damar tıkanıklığı, diyabet, gastrit, reflü, kabızlık, ishal, irritabl barsak sendromu, adet düzensizliği gibi rahatsızlıklara sebep olabilir.

Puanlamak ister misiniz?
Teşekkürler...

1 Yorum

Aklınıza takılan sorularınızı yorumlarınızla iletebilirsiniz...