Kızlara Pembe, Erkeklere Mavi… Mi?

0
572

Uzun zamandır büyük mağazaların oyuncak reyonlarına hiç uğramıyordum. Tabi bu, uzun zamandır hiçbir çocuğa oyuncak almadığımı da hatırlatmış oldu, neyse. Kendime ya da dostlarıma aldığım figür biblo tarzı süslerden bahsetmiyorum. Bunlardan kastim; aldırmak için saatlerce başında ağlanıp, bir kaç kere oynanıp bir kenara fırlatılan ya da kaybedilen oyuncaklardan…

Kızlara Pembe, Erkeklere Mavi… Mi?

Mağazadan içeriği girdiğimde oyuncak çeşitliliği beni kısa süreli şaşkınlığa uğratsa da, kendime gelip legolara dalmam fazla sürmedi. Asıl amacım, kuzenimin oğluna (5 yaşında) alacağım oyuncak hediyeydi. Yardım için mağaza görevlisini çağırdığımda boydan boya reyonların 5’te 3’ünün erkek çocukları, geriye kalan kısmında kız çocukları için olduğunu söyledi. Açıkçası buna şaşırmadım değil. Hani kızların döküntüsü daha çok olurdu, hani süsü-püsü, zamazingosu bitmezdi…

İşin aslı renklere odaklanınca daha çok netleşti. Kız reyonu diye gösterdiği yerden gözleri yakar derecede pembe rengi hakimdi. Öyle ki neyin ne olduğunu anlamak için arkasına kontrast oluşturması açısından ceketimi tutarak inceledim oyuncakları. Oyuncaklar arasındaki renk ilişkisi, işlev ilişkisi ile de doğru orantılıydı. Pembe olan her şey kız için, kız için olan her şey pullu ve pullu olan her şey beyaz atlı prensini bekleyen prensesi canlandırıyordu kafamda. Pembe bebek, pembe maket evler, pembe peluşlar, pembe çantalar, pembe makyaj, manikür setleri ve sonuncusu pembe prensesli kredi kartı “oyuncağı” ve evet tabi ki hepsi prenses kahraman desenli…

Beyaz Atlı Prens

Kısa sürede gezip bitirdiğim kız reyonundan erkek reyonuna geçtiğimde, diğer reyona kıyasla renk çeşitliliği, işlevsellik ve kategori olarak zenginliğiyle öne çıkıyordu. Çeşit çeşit tesisat, bulmaca ve deney setleri, arabalar, lego ve türevleri, mekanik düzenekler, küçültülmüş ve gerçeğine yakın modellerde elektrikli cihazlar, süper kahramanlar, maketler, peluş oyuncaklar, figürler ve uzay temalı oyun setleri…

Erkeğe oyuncak seçmek bu kadar çeşidin içinde zor olsa da, aklımdaki ve şaşmaz seçenek olan arabalar reyonunda yarım saatlik bir tur ve dışarıdan aldığım destekle hoşuna gidebileceğini düşündüğüm hediyemi seçmiştim. Erkek reyonun kız reyonuna göre bu denli zengin oluşu ve eser miktar pembeyi de barındıran geniş renk skalasına sahip olması belki de beni bu yazıya yazmaya sürükleyen ana neden oldu.

Beyaz Atlı Prensini Bekleyen Beyaz Atlı Prenses

Kız çocuklarına aşılanan fikir kafayı fazla yormadan, tül ve simlere bulanıp, giyinip süslenip beyaz atlı prenslerini beklemelerini öğretir gibiydi. Kız çocuklarını düşünmeye, sorun çözmeye yönlendirecek ve belki de bilime merak uyandıracak oyuncak yoktu. Tabi pembe prensesli kredi kartını saymazsak. İçeriye gelen kız çocukları önce erkek reyonuna bakıyor saha sonra ailesinin uyarısıyla hızlıca kız reyonuna yöneliyordu. Biliyorum ki fırsat verilse o sırada beni izlerken kurcaladığım lego ev daha da ilgisini çekecek, onda bir şeyler üretme belki de sorun çözme fikrini uyandırıp oyuncak algısını değiştirecekti.

Pembe Renginin Moda Tarihçesi

Pembe ve mavi renklerin cinsiyet ayrımında kullanılması yakın tarihte olan bir konu aslında. 19. yy öncesinde her iki cinsiyet bebeğe de giydirilen renk beyazdı. Bunun bir diğer nedeni bakımının daha kolay olmasıydı. 20. yy başlarında sanayileşme ve tekstil endüstrisinin gelişmesiyle bebek giysilerine renk geldi ve başta pembe renginin güçlü olmasından dolayı erkek çocuklara pembe, naif ve narin olduğundan dolayı ise kız çocuklarına mavi rengi önerilmişti.  Bunu dönemin modasını belirleyen tekstil ve mağazalar destekliyor gazetelere reklam veriyorlardı.  Başka reklamlarda ise cinsiyet ayırt etmeden mavi rengin sarışın bebeklere, pembenin ise kumral bebeklere yakıştığı belirtiliyordu.

Pembe Renginin Moda Tarihçesi

1940 yılında Time Dergisi okurları için hangi mağazanın, hangi cinsiyete, ne rengi önerdiğini tabloyla yayınlamıştı. 1950 yıllarında kız çocukları için uygun rengin pembe ve erkek çocukları içinse mavi rengin kullanımında herkes hemfikir olmuştu. Tabi ki bu iki renk dışında pek çok renkte giydiriliyordu. Oyuncaklarda ise işlevlerine bakılmaksızın renkleri de ayırt edilmeden, çeşit çeşit peluş hayvanlar, tahta küpler, çıngırak ve hayvan figürleri kullanılıyordu. 1970’ler kız çocukları için pembenin bir bakıma dayatıldığı dönem. Artan seri üretimler, yükselen kapitalizm, mağaza zincirlerinin doğuşu ve biten savaşlar sonucu artan dünya nüfusunun tüketim toplumuna dönüşmesiyle; üretici firma ve mağazalar cinsiyete özel ürün pazarlamaya başladı.

1957 yıllarında keşfedilen ultrason ile ebeveynlerin çocuk doğmadan cinsiyetini öğrenme isteği ve piyasayı yönlendiren mağaza zincirlerinin etkisiyle bebeğin ihtiyacı olacağı eşya, kıyafet ve oyuncak türünde cinsiyete uygun renkte alışverişleri artırdı.  Pembe çılgınlığının artmasına neden bu sebepler erkek dünyasını etkilemiyor yine çeşit çeşit renklerde kıyafet ve oyuncaklar üretiliyordu. Bu durum kız dünyasının Pembe çılğınlığına karşı, Mavi çılgınlığı olarak yansımamıştı.

48’li set Pastel Boya ve ActionMan Sahibi Çocuk

Son yıllarda lego ve maket firmaları kız çocukları da düşünerek (!) normal lego ve maketlere karşı, Barbie benzeri daha yuvarlak hatlı bebekler ve kafe ya da güzellik salonu inşaa etmeye yarayan pembe setleri piyasaya sürüyor. Öyleki gerçekçilikten uzak olacak kadar her şey pembe ve prenses bebekler kadar estetik.

Çocuklarda oyuncak tercihinin doğuştan ya da çevresel etmenle geldiğine dair farklı pek çok araştırma ve görüş söz konusu. Günümüzde sonuç olarak erkek çocukları daha çok mekanik oyuncaklarla oynamayı severken, kız çocukları hikayelere konu olacak bebekleri tercih ediyorlar. Çalışmalar gösteriyor ki sağlıklı psikolojik gelişim için her iki cinsiyette  hem bebek hem arabayla yani her türlü oyuncaklarla oynaması gerekiyor…

Galiba hem araba hem bebeklerle oynayan son nesildenim. Zaman zaman sosyal medyada çıkan “48’li pastel boyaya ve ActionMan’e sahip çocuk acaba şuan ne yapıyor?” dalgasına cevap verebilirim. O çocuk şuan Beslenme ve Diyetetik bölümünde kendisini sağlık ve psikoloji alanında geliştirirken, hobisi olan bilim ve teknolojiyi hayatının her alanında daha ne kadar güncel ve işlevsel kılar konusunun peşinde sürükleniyor.

48’li set Pastel Boya ve ActionMan Sahibi Çocuk

Okul öncesi çağ, çocukların beyinlerinin en hızlı geliştiği ve en çok çevreden etkilendiği çağ. Bu dönemde yapılan her türü aktivite bazı zar bağlantılarını güçlendirirken, bazı zar bağlantılarını zayıflatıyor. Yapılan çalışmalar, kızlarla oynayan ya da bebeklerle de oynayan erkek çocuklarının büyüdüklerinde bebeklerine karşı daha sevecen olduğunu ve abileriyle yada erkek çocuk oyuncaklarıyla oynayan kız çocukların ise 3 boyutlu düşünce yetilerinin diğer kızlara göre çok daha güçlü olduğu saptanmış. Veriler, erkek çocuklarının kız çocuklarına göre daha erken bilgisayar sahibi olduğunu, bilgisayar ve lego gibi modüler oyuncaklarla oynamalarının bir sonucu olarak daha mekanik ve soyut düşünce edindiklerini gösteriyor.

ABD Ticaret Odası verilerine göre; bilim, teknoloji, mühendislik ve matematik bazlı mesleklerde kızların oranı erkeklerin %20’sinden daha az. Kız çocuklarının çoğu bilim ve mühendislikle ilgilenmediklerini belirtiyorlar.  Kızlar ergenlikle başlayan dönemlerden sonra bilim ve matematikle daha az ilgilendiklerini iddia ediyorlar. Hatta matematik ve bilim alanında çok başarılı olan kızlar bile yaşlarının ilerlemesiyle sosyal bilimler alanında meslekler edinmek istiyorlar.

Son sözler

Bu durumlar kısmen doğuştan gelen cinsiyet faktörlerine bağlı olsa da kısmende çevresel faktörler ve yönelimlerden kaynaklanıyor. Bu çevresel faktörlerden en önemlilerden biride çocukken oynadıkları oyuncaklar ve örnek aldıkları karakterler. Bilim adamları kızların sadece güzellik, bebek, kılık-kıyafet ve ev işleriyle kısıtlı oyuncaklara maruz kalmasının ve baskın kadın prototipiyle büyütülmelerinin uzun vadede zararlı olduğu görüşünde. Kız çocuklarının kendilerine örnek aldıkları karakterler, kendilerini kurtaracak bir prensi bekleyen, kendi inisiyatifi olmayan, dış görünüşleri dışında başka bir şeyle ilgilenmeyen masum, aciz karakterler. Bu ortamda büyüyen kız çocuklarının girişken ve kendi ayakları üzerinde durabilen, bilim ve teknolojiye meraklı bireyler olması biraz zor görülüyor.

Tabi ki kız çocukları pembeyi sevecek ve tabi ki kız çocukları güzellik, bebek, kılık-kıyafet ile vakit harcayacak. Bir kız çocuğu babası olup onunla arkadaşça vakit gerçirmek hayallerimdendir. Ama çevresel faktör olarak onları koşullandırmadan ve psikoloji açısından hem erkek olsun hem kız; çok yönlü, renkli, çeşitli ve farklı oyuncaklarla eğitip girişken, ayakları üzerinde durabilen, hayaller kurabilen bireyler olarak yetiştirmek öncelikli vazifelerden…

Erkekler doktor olurken kızlar hemşire oluyor,

Erkekler futbol oyuncuyken kızlar amigoluk yapıyor,

Erkekler yeni icatlar yaparken kızlar yeni icad edilen cihazları kullanıyor,

Erkekler tamirat yaparken kızlar bozulan şeyin tamir edilmesini bekliyor,

Erkekler cumhurbaşkanı olurken kızlara first ladylik düşüyor…

-Jasen Swanson’ın konu ile ilgili eleştirisi…


Kaynaklar:

Goldstein, Dana. “Beyond Pink vs Blue: Why Gendered Toys Really Matter?”
Swanson, Janese. “What’s the Difference?” Raising Healty Doughters.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu yazınız!
Lütfen adınızı girin